Sevgili guccüh kardeşim yanımda "dı guud dı beed en dı.." (gerisi muallak, okunamıyor veyahut nesıl telaffuz edileceği bilinmediğinden üçüncü 'dı'nın ardından sessizlik vuku buluyor) diye mırıldanadursun, ben fondaki arp nağmeleriyle ruhumu şenlendirmekteyim. Tek teknolojik öğenin şu dizüstü bilgisayar olduğu bu modern hayattan -mümküm mertebede- soyutlanmış taş evde, son günümü geçiriyorum. Burada "social"ımın düşmesi (simce) sebebiyle iyice insan ırkına yabancılaşmış ve içine kapanmış olmakla beraber, büyük şehrin tahrib edilmiş hatta tecavüze uğramış bir diğer uzantısına geri dönüyor olmaktan az da olsa mutluyum samırım. Kısa bir aradan sonra insan içine karışabilme ihtimaline yeniden kavuşmaksa bu mutluluğun sebebi, o kadar da "nevrotik dipresd selfiş biç" kıvamına ulaşmadım sanırım. Gerçi bütün gün ve gece (yirmidört saat) moviemax filmlerinin sahne ve repliklerini ezberlemek ve hayata seyirci kalmak ne kadar insan içine karışmak sayılır orası tartışılmalı.
Sanırım bıloğmeytim t. ve gönlümün mis vovu "ay em avukat" ailemin yaptığı kolay yoldan parayı kırma planlarına ortak olup en azından koca götümü kırmızı koltuğumdan ayırma adına ufak bir harekete geçmeliyim. Ne de olsa ticaret genlerimde olmalı, annem tabir edilen bayan hayat enerjisinin mesleği tarafından absorbe edilmesi pahasına da olsa bu amacı bir nebze yerine getirebilmiş. Evet, evet boş gezenin boş kalfası olarak geçirmeyi umduğum hazırlık öğrenciliği kariyerimde para kazanmak için birşeyler yapmalı ama ne?
İlerleyen saatlerde kafamı bu sorularla meşgul edip az şekerli türk kahvemi yudumlayacağım.
k.
2 Ağustos 2008 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder