Dün olduğum yer. Uzun zamandır başıma gelmediği için nasıl bir his olduğunu unuttuğum 'üşümek' hatta 'd.tü donmak' fiillerini itinayla gerçekleştirdim ya, artık başım göğe ermiş sayıyorum.An itibariyle İstanbul il sınırı içerisinde, bir apartmanın dördüncü katında sıcaktan ensemin pişiyor olmasını ise trajik bir şaka olarak yorumluyorum. Hele ki daha dün bu saatlerde ayağım bizzat toprağa basmaktayken, üstümde bi pike bi battaniye (höst değil, ancak bile kesti), annemle 'ahanda yıldız kayacah ilk ben görecem!?' azmiyle boynumuz tutulana kadar havayı seyrediyorken.
Şimdi baksam ne farkeder, zaten bir tek en son fırlatılan uydu gözüküyor.
İşin en çılgın tarafı, birbirine o kadar da uzak olmayan bu iki yerde ki iklimin akıl almaz derecesinde, insan muhakemesine aykırı olarak birbirinden apayrı olması. Gerçekten sonumuz sandığımızdan yakın olmalı.
Sanki dün uzaydaydım.
T pörsın

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder