13 Ağustos 2007 Pazartesi

Dünya gözüyle...(dikkat: ... yerine yüzlerce abla, ağabey, ikisi de ya da hiç biri getirilebilir).

İnternetime kavuştum ya buradan tanrıya, sevgili türktelekoma ve bütün yetkililerine teşekkürler yağdırıyorum. Hele de The Good The Bad & The Queen amcamların gelişi zaman aşımına uğramadan geldi ya bir de bu internet. Accayip+süpper mutlu oldum. Hatta "blimey!" (yeni öğrendiğim büyük britanya ünlemlerini hemen kullanayım).
Dünya üzerinde bulunduğum süre zarfı boyunca, kendimin Damon Albarn göreyim, hem de ona "Damon, marry me" (ya da merrimi) veyahut "Hey, Damon mate, you are my hero!" diye sesleneyim isimli vahşi isteklerim oldu. Ve bunların bir gün gerçek olacağı, hem de karizmayı yardırmış Paul Simonon amca (ki buna gün geçmiyor ki karşımıza yeni bir basçı amca çıkmasın sendromu adı veriliyor) sosuyla servis edileceği kesinlikle aklımın mantığımın alamadığı (ki bu ikisinin hal-i hazırda alamadığı pek çok şey var) bir fikirdi.
Ama efendim gelin görün ki bunlar oldu, hem de müthiş oldu. Acaba karşımdaki gerçekten "the one and only Damnon Albarn" mıydı Paul amcam gerçekten mi o kadar sempatik ve dadından yinmezdi bakın bunlara hala inanamıyorum. Ama bütün önüme geçilmelere, omurilik çarpıklığına sebep olacak rahatsız pozisyonlara ve sıcağa rağmen, o mutluluk ve o öküzün tirene bakma büyülenmişliği gerçekten süperdi.
En güzel an; Damon'ın İstanbul ve İzmir'de küçük bir çocukken tek başına dolaştığını ve başına hiç bir kötülük gelmediğini, o yüzden de ülkemizin yerinin bir ayrı olduğunu söylediği andı. Gurur duydum, hatta ay em filetırd.
Hala sorguladığım şeyler; neden The Clash t-shirt'ümü günün anlam ve önemine uygun bir şekilde üzerime geçirmediğim ve o oryantal kökenli repçi amcanın nereden çıktığı, olayının ne olduğudur.
K. pörsın (duygulandım çok, abartmış olabilirim)

1 yorum:

Adsız dedi ki...

mail atın lan bana
bi' gun bulusalim
cok ozledim sizi

anlaticak bi' dunya sey var

ikinizi de kocaman otesi operim