11 Temmuz 2007 Çarşamba

Yazılamayası radarlive yazısı

Ben şunu anladım: Biz kiiiim bir şey üzerine yorum veyahut herhangi bir şekilde ciddiyet gerektirecek yazı yazmak kim. İş saçma sapan şeyler çızıktırmaya gelince üstümüze yok ama, bir tane düzgün yazı yazmamız gerektiğinde katatonik şizofreni geçiriyoruz. Ve tabii ki en iyi yaptığımız şeyi yapıyoruz, yani görmezden geliyoruz. Bir süre sonra sanki hiç olmamışçasına yok oluyor zaten. Tabi şimdi bir adet alenen blog yazısı dünyanın en önemli şeyi sayılmaz, ama hayatımızın her alanında böyle yahu. Kredi kartıyla astronomik alışverişler yapılır, akşam hastir ee bende böyle bişey yaptım ama ehi ehi diye strese girilir, ertesi gün, herneyse bugün yeni bir gün! diye hayata kalınan yerden pür neşe devam edilir. Gibi gibi..İnsan tabi günün yarısı bittikten sonra uyanınca böyle saçmalayabiliyor. Zira dün gece Kingdom of Heaven adlı kurgudan, ne biliyim bi sinema filmini sinema filmi yapan her türlü ıvır zıvır ayrıntıdan yoksun olan filmimsiyi izlemeye kasıp sabahın kör saati yattım.

Bu arada Radar'la ilgili hiçbirşey yazmayacağım, kendimi ne zaman ve niye rolling stone editörüymüşüm de illaha inceleme yazısı kıvamında birşeyler yazmalıymışım fikrine inandırdım hatırlamıyorum ama zaten kimsenin okumayacağından eminim. Okusa okusa bir tek sevgili yavrum okur, o da zaten yanımdaydı. Haa sevgili yavrum, bakınız imzalarımız:


Aah ah sevgili Adriano. Lovefoxxx diye k.çımız yırttık, karşımıza kim çıktı. Bu arada Beirut faciasını hala atlatamadık. Neyse ki inanıp kendimi fotoğraf çekmeye vermişimde elimizde anı diye teselli bulabileceğimiz bir çeşit fotoroman kaldı. Gerçekten bi fotoğraf çılgınlığı yaşamışım ama, bir daha ki sefere götürmeyeceğim makine falan. Kendimi kaybediyorum.

Bugün Transformers'a gideceğim galiba. Ha haaa.

T.

Hiç yorum yok: