3 Ekim 2008 Cuma

People are crazy and times are strange


Ihımm Ihımm Leydiz en Centılmın etenşın piliyz: GBQ çok yakında yeni adresinde
ekriturotomatik.blogspot.com

Efendim agorafobiye yakalandığım birkaç aylık geniş zaman diliminde kişisel temizlik, sosyal hayata karışma, hatta ve hatta yemek yapma ve digiturke derinden bağlanma gibi yaşam belirtilerinden kendimi mahrum bırakmakla beraber, zaten iki lafı bir araya getirip bir cümle bile yazamadığım -tembelliğin insan ırkı üzerindeki en derin etkileri üzerimde izlenebilir- blogumuzu da iyiden iyiye ihmal ettim. Neyse ki 48 saat önce, siz deyin gosip törl, t. , t. pörsın vs.; ben diyeyim sevgili yavrum tarafından ilkel yaşantımı bir kenara bırakıp, dağdaki mağaramdan çıktım, güneş ışığını yeniden absorbe ettim ve "human race" den bir parça olduğumu yeniden hatırladım. Sokak, cadde nedir? Saç taranır mı? Kıyafete özen gösterilir mi? -bu işlevimi henüz yeniden aktive edemedim ama üzerinde çalışıyoruz- Makyaj diye bir şey mi var? ... (bu böyle uzar gider) gibi soruların cevaplarını yine yeniden işte bu yüce insan sayesinde buldum. Derken, ben de kendimi gossip girl fırtınasına hatta torneydosuna kaptırdım ve işte ben bugün bunu yaptım tadında bir post:
Geçtiğimiz iki günde k. mistik bir şekilde kaybolduğu yerden çıktı ve tekrar yukarı minibüs caddesi sakinleri arasına karıştı. Neden mi gitmişti? Gayrimeşru çocuk? Uyuşturucu sorunu? T.nin sevgilisiyle mercimeği fırına vermesi mi? Hayır.. K. Brandon Boyd'un da şarkısında çığırdığı gibi "agoraphobia"ya yakalanmıştı. T. suratına okkalı bir osmanlı tokadını yapıştırdığı gibi ona: "Hoop, çuuş, kendine gel beaa, düşüğün de düşüğü!!" diye bağırdı ve k. kendine geldi. Böylece k. ve t. sokaklarda fıldır fıldır gezindiler, Dünya ekonomisinin çökmekte olduğunu idrak etmeksizin iPhone çılgınlığına kapılan sebzelere çemkirdiler, laş isimli mağazada beyin hücrelerini öldürdüler. Sonraki gün c. onlara katıldı.
C., k.'nin uzun zamandır aradığı İrlandanın yüksek dağ çayırlarından gelen soulmeytiydi. C. ve k. Suadiye civarında sahte kimlikleriyle evlendiler. T. onların nikah şahidi oldu. Nikah pastaları ise ekşi kremalı bir tiramisuydu.
Kim bilebilirdi ki komitmınt işuları olan c. komitmıntların en hardkorunu yapacaktı? Hemiside bir anda? Smelz layk gosip. Evet yukarı minibüs caddesi sakinleri, bu esrarlı evliliğin perde arkasında ne var?
Arkası yarın, ama sabredemeyecekler için küçük bir ipucu: L.

eksoeksoo,
gosip körl

btw: t. pörsınım, üstadım, adres değişikliğini siz değerli gazeteci arkadaşımdan bekliyorum ("geçen gün gasteci arkadaşlarla oturuyoruz..")

1 yorum:

the good, the bad & the queer dedi ki...

"Arkası yarın, ama sabredemeyecekler için küçük bir ipucu: L."

Hep sorucam unutuyorum, ne lan bu ipucu? :D

turuli yors,
t