17 Haziran 2007 Pazar

Babam olasıcalar vol. II

Pek kıymetli Kübücüğüm, kalbin kalbe karşı olması böyle birşey olsa gerek, yazdığın yazıyı okumaktayken daha senin sıralamandayken kendi alternatif babalarım kafamın içinde uçuşmaya başlamıştı bile (benmerkezciyim mesajı verdim). Ve aslında şaşılmayacak bir biçimde, sıraları hafif bir farklılık göstermekle birlikte, bu isimlerin Ara Güler hariç hepisi aklıma ilk gelenlerdi. (Babam olarak benimseyemem, ama Ara Güler'e havada karada saygıda kusur etmeyiz, o ayrı). Gelelim benim alternatif babalar listeme, ehem ehem:

- Tabii ki de dünyanın en babacan, en çılgın, en maceracı, en hayvansever, en gözüpek, ama aynı zamanda en bi bağrımıza basılası görüntüsüyle idolüm, merhum Steve Irwin (ideal baba).

- En bi sevimli çekik insan, sımeşink pampkins'in alçakgönüllü karizması James Iha (egzotik baba).

- Lost adasının babası, dengesizi, ama insanı itaat etmeye teşvik eden ses tonuyla en bi değerli Benjamin Linus (tekinsiz baba).

- Her ne kadar yeni örgülü saçları ve gurur duymadığımız kırk yaş üstüne mahsus g.tü göbeğiyle insanı çileden çıkartmaya çalışan, artık deri pantolon giydiğimiydi fazla kiloları fırtlayan Axl Rose (asi baba).

- Biritiş de biritiş diye serzenişlerimizin baş nedenlerinden, Paul Bettany (sarışın baba).

- Seattle Grace hastanesinin en bi cerrah karizmasına, otoritesine ve rahatlığına sahip, elinde kesici delici aletlerle her daim ameliyata hazır bekleyen Preston Burke (cerrah baba). (ps: hayır Kübücüm, Sloan değil, baba diyoruz).

- Heroes dizisinde işallah bütün hero'lar telef olana kadar durmayacak, sandy cohen kaşlı piskopat Sylar (süğpır hiro baba).

- Hayatımın fon müzüünü yapan, sıfat bulamadığım grup arcade fire'ın beyni, sarı küt saçlısı, boğuk ses tonlusu Win Butler (müzisyen baba).

- Hakkında hazırladığım ödevi bir türlü bitiremediğim, ama her fırsatta ve her yerde çok şahane yaptığımı lanse ettiğim, tüm zamanların şairi (başlığada böyle yazdıydım, ha ha), ben johnson'ın 'kuğusu', William Shakespeare (şair baba).

- En bi favori çellistim, Daniel Müller-Schott (çellist baba).

- Kabak kafasını benimseyemediğim, son zamanlarda sanırım andropoz geçiren, ama olsun bi zamanlar daş gibi grubu vardı, daş gibi şarkıları vardı diye kendime idol edindiğim Billy Corgan (arıza baba).

- Yaptıklarıyla beni hayata karşı inanılmaz derecelerde inspayırt eden boomtown rats kişisi, dünya insanı Bob Geldof (idealist baba).

- Sorumsuz insanlara çemkirmesiyle beni benden alan, alakalı alakasız her taşın altından çıkan, ama çok güzel konuşan Bono amca (politik baba).

Vs. vs. diye gider bu. Bu listenin içine daha onlarca isim ekleyebilirim, hele bir de yüzyıl farkını gözardı edersek. Efendime söyleyeyim türkçeye çevrildiği tarafımdan meçhul olan Alfred de Musset ve toplum sözleşmesiyle hem bana fazladan bi 80 puanlık not, hem de yeni bi bakış açısı kazandıran Rousseau'nun babam olması herhalde benim tarafımdan kişisel gelişimim adına epey bir artı puan olurdu. Öte yandan İngiliz kraliyet ailesinden olmasıyla bünyemizde sevgi kabarcıkları oluşturan Prens William (aristokrat baba) ayrı bir alternatif baba adayı benim için. Her neyse... Kübüm iyi ki bir konu açtın, dolu muymuşum neyim, sapır sapır yazdım, yaz yaz bitmedi. Aklıma gelenleri pat pat yazdım hemde, sıraya bile sokmadım, atlarım mazallah diye. Sanki alınacaklar. Sanki şu dünyada sevdiğim bütün insanları babam olarak görmek istiyormuşum gibi. Dur bi dakka. Sanırım öyle! Hmm... Evet ama niye olmasın? Bu insanlar babam olsa gerçekten güzel olurdu tabii, ama benim bayolacikıl babam zaten bunları cebinden çıkardığı içün (*sources needed*) bu listenin zaten ol taym feyvırıtı ve toktoğan nambır van'ı olmaya hak kazanmıştır. Babalar günün kutlu ossun Nadi! Vüü

T.

Hiç yorum yok: