Bu bi tümevarım sayılır mı merak etmekteyim: Odamı toplamaya kalkıştığımda karşıma evvelaa mutlaka ve kathii surette düzenlenilmesi gerektiğine inandığım onlarca dergi çıkmakta. Apar topar hepücüğünü raflardan indirip, isim isim, ay ay, kategori kategori ('burası dünyayı çok seviyom rafı, bak neyşınıl coografiklerimi koydum!!') dizmek şu hayattaki en büyük hobilerimden birisidir gerçi. Ama sorulması gereken bir soru varsa o da şudur, neden böyle şeyler yazıyorum ki ben buraya şu anda? Zannediyorum ki mantıklı sayılabilecek bir amacım veyahut gayem yok. Tabii odamın toplanmasının tek mümkün yolunun arkeolojik bir kazı organize etmekten geçtiği gerçeğiyle yüzleşip ufuklara doğru derin ve anlamlı bakışlar atmam sayılmazsa. Pek değerli Kübücüğüm, bu bloga ilk yazılan yazı kavramına tecavüz etmiş olmayı ben de istemezdim, fakat sanırsam artık iş işten geçti bile. Aman silmeyesin, anısı var! (Sinema biletini atma, anı olsun! Adada bisiklet kiralama kartısını atma, anı olur ondan bah! Otobüs biletlerini de atma, Bolu dinlenme tesislerinde sabahın dördünde d.tüm dondu anısı o! ... gibi gibiler familyasındandır bu).
Blog kavramıyla henüz samimi ve can ciğer kuzu sarması olamadığımızdan birşeyler çızıktırmaya her kalkıştığımızda katatonik şizofreni geçirmemize bir son verilmesi kanaatindeyim. Bir tek adını kısa sürede bulmayı kotardığımız blogumuzla bütünleşene kadar gönlümüzü gezdirip, gönlümüzden ne koparsa saçmalamak ve boca etmek suretiylen bence bu durumu bertaraf etmek mümkün olabilir. Ne de olsa pilan tematikli ekispıresyon ekrit yazmıyoruz burada. Ama aslında bi dakka, evet şimdi anladım, benim derdim bu, blogu yoksa bi pilan tematik ortamı olarak mı görüyorum? Belki de hala dokuzuncu sınıfta sınav kağıtlarıma hiç şaşmadan yazılan 'tu écris n'importe quoi'ların etkisindeyim? He? olamaz mı? O değilde, hala asıl merak ettiğim, bloga ilk yazılan şey olma özelliğini taşıyan bu 'metin öğesini' niye büyük bi kararlılıkla gavur ettiğim. Olsun ama bu da tarihi belge niteliği taşıyan bi anıdır bi yerde (dinayıl).
t
Blog kavramıyla henüz samimi ve can ciğer kuzu sarması olamadığımızdan birşeyler çızıktırmaya her kalkıştığımızda katatonik şizofreni geçirmemize bir son verilmesi kanaatindeyim. Bir tek adını kısa sürede bulmayı kotardığımız blogumuzla bütünleşene kadar gönlümüzü gezdirip, gönlümüzden ne koparsa saçmalamak ve boca etmek suretiylen bence bu durumu bertaraf etmek mümkün olabilir. Ne de olsa pilan tematikli ekispıresyon ekrit yazmıyoruz burada. Ama aslında bi dakka, evet şimdi anladım, benim derdim bu, blogu yoksa bi pilan tematik ortamı olarak mı görüyorum? Belki de hala dokuzuncu sınıfta sınav kağıtlarıma hiç şaşmadan yazılan 'tu écris n'importe quoi'ların etkisindeyim? He? olamaz mı? O değilde, hala asıl merak ettiğim, bloga ilk yazılan şey olma özelliğini taşıyan bu 'metin öğesini' niye büyük bi kararlılıkla gavur ettiğim. Olsun ama bu da tarihi belge niteliği taşıyan bi anıdır bi yerde (dinayıl).
t

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder