Şu balet gördüm sendromuna ben de kendi iç döküntülerimi sunarak katkıda bulunayım dedim, nitekim yazmazsam ağlayacağım ya da kendimi doğrayacağım(vahşete gerek yoktu ama işte öyle birşiy). Neyse efenim sevgili kardeşimin ve de okulumuzun güzide balerini Elif'in aynı zamanda yine okulumuz öğrencisi Yiğit'in (a.k.a salsa da yaparım parlak pantolonla havam var?!) kardeşinin bale resitalindeydik pek sevgili Tuğçe hanfendiyle (ki bu kadarını çoktan anlamışsınızdır bile yani neden yazdım bilmiyorum, giriş yapayım dedim herhalde). Zaten önceden de haberi alındığı üzere okulun öğrenci kadrosunun neredeyse hepsinin kız olması(neredeyse çünkü iki mini mini ve aşırı sevimli baletleri vardı) nedeniyle soloist bir erkeğe ihtiyaç duyuluyormuş. Bundan dolayı dışarıdan bir adet karizma olayını yardırmış selvi boylu, ince bacaklı(aman yarabbi o kollarımdan bile ince, dokunsam kırılacakmış gibi incecik bacaklar üzerimde tuhaf bir bayıltıcı etkiye sahipti nedense!!) bir balet ithal edilmişti. Aaah ah!
Zaten deneyimimizin buraya kadarı ve "ne olurasan ol, bale yapıyorsan gel " isimli felsefemiz Tuğçe kişisi tarafından zaten anlatılmıştı. Yazının bu kısmından itibaren ben size şu şahsiyeti internetten aratıp da bugün sabah saatlerinde nasıl bir "frustration"a(kendisi hayal kırıklığı demek/psikoloji dersinin insana katkıları) uğradığımızı anlatacağım. Şöyle ki, biz tabiyki uyanır uyanmaz (kahvaltıdan sonra oluyor tabi yoh bi de öğün mü atlayacağdıh aaa; o göbeği yapmak, beslemek, büyütmek kolay iş mi??) bu şahsiyeti internet isimli güzide kaynaktan araştırmak suretiyle çeşitli forumlarda rendım yazılarını bulduk ve kendisinin "balettir nazik çocuk, romantik, kadın ruhundan anlar" yaklaşımının aksini kanıtlayan abazaca yazılarını bulup alt takımlarıyla beyninin yerini değiştirmiş erkeklerin sevişken kafa yapısından pek de farklı bir yapıya sahip olmadığını farkettik. Gelsin hayallerin suya düşmesi, hüsran, XY kromozomlu her türlü yaratığa duyulan nefret, vs...
Kendime not: Ya gördüğünle yetin, açıp kimsenin hayat hikayesini neyin araştırma ya da görünüşe sakın aldanma. Ayrıcaaa, her balet -aynı her müzisyen gibi- adam olacak diye bir kaide yoktur, hele hele icra edilen sanatsal aktivitenin albenisiyle bu icraatı yapan kişinin olmayan albenisini birbirine karıştırmak en olmayacak iştir, zira sonra bu kişilerin karakter yapısının herhangi bir magandadan farksız olduğu gerçeğiyle karşılaşılır (yaşadım gördüm; yani sadece söz konusu balet için geçerli değil bu söylenenler).
K.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder