21 Haziran 2007 Perşembe

Julian Lloyd Webber geliyiğ!


Julian Lloyd Webber, fazla söze gerek yok. Dünyanın yaşayan en iyi çellistlerinden. Ve Türkiye'ye, hatta İstanbul'a, hatta yarın geliyor. Hem de dağ gibin daş gibin bir programla geliyor. Öyle bir program ki, okuduğum an yaşadığım duygu seli sonucu gözlerimi yaşartan cinsten bir seçmece. Bu konser, haliyle Aya İrini'de olacak: seçkin insan, seçkin ortam, seçkin akustik korelasyonu mu desem. Herneyse, bu müthiş insan, Lloyd-Webber ailesinin en bi sevdiğim üyesi, oturduğum kente, tabiri caizse 'ayağıma' geliyor; ama yok. Yine de yaranamıyor. Kendisini kanlı canlı görebilmem için beni evimden alıp konser salonuna bizzat bırakması mı gerek? Dünyaca ünlü adam yaşadığım yere geliyor, daha ne yapsın? Bu adam biniyor uçağa İstanbul'a geliyor, tamam müzisyendir, konser verecek, işi bu; ama ben, hayranıyım, işte şöyle taparım kendisine, yemiyorum içmiyorum (nerdee) adamın doldurduğu bütün kayıtları dinliyorum, 'gad bıles loyd vebır femıli!' diye dolanıyorum ortalıkta, ama adam ayağıma kadar geldiğinde konserinden gecenin bi yarısı midıl of nover bi yerden nasıl dönecem ya! şeklinde acı ve trajik bir gerçek yüzüme çarptığında bütün bunlar önemsiz oluyor. Hakkaten ya, Aya İrini'den nasıl dönücem ben!? Babam senin problemin diyor. Ee? Sonuç? Çözümle gelin bana kardeşim. Bu mudur yani? Konser yalan mı olacak? Böylesine sudan sebepten, sıfat bulamayacağım kadar önemsiz bişey yüzünden mi? Ulaşım problemi? Ulan adam İstanbul'da!? Aa bende!? O zaman? Yoh, taksiye, otobüse binemem paranoyağım. Babam ilgilenmedi. Ordan eve de yürüyemem. Alla alla. Bi dakka, nasıl dönücem peki? Dönemiceksem konsere nasıl gidicem? 'Yalan oluyo alarmı' mı çalmaya başladı? ('sular mı yandı? neden tunca benziyor mermer?' - !)


Sahiden ben nasıl dönücem ya bu konserden. Düşünmeli onu bi böyle de bişiy. &%^!?.

Culyın Loyd Vebır mı dedin?

Culyın Loyd Vebır evribadi ! Şak şak şak !!!

Kübüme not: Geçenlerde Ara Kafe'de yaşadığıma benzer bi furıstirasyon yaşamaktayım. Anladın sen onu çoktan zatende. Aaah ah, hayatı sorgula butonu nerede, kızıl havaları seyret ki akşam olmakta leğn! Nasıl dönücem akşamın o kör saatinde Aya İrini'den ben, paranoyağım ben, siti layf açmıyo beni! Hıh!
T.

Hiç yorum yok: